LASTİĞİN ÖMRÜNÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Piyasada, araç lastiği satan veya servis hizmeti veren kişilere; “Bu lastik kaç km yapar ?” şeklindeki  sorular çok sık sorulmaktadır. Gerçekte, sadece sürücüleri farklı, aynı marka, model ve aynı şartlarda kullanılan iki araca takılı lastiklerin hizmet süreleri ve km. randımanları arasında önemli farklar oluşabilir. Keza, faktörlerden sadece birisi farklı ise de aynı sonuç (lastiğin hizmet süresinin farklı olması) çıkabilir. Örneğin; sıcak iklimde kullanılan lastikte, soğuk iklimde kullanılana göre daha hızlı bir aşınma ortaya çıkar. Lastiğin hizmet süresinin belirlenmesinde birçok faktör etkilidir. Bunlar; lastiğin normal deformasyonuna (dairesel şekilli lastik üzerindeki yükün etkisiyle yere temas ettiği bölgede düzleşir) ilaveten dış faktörler ve sürücünün etkisi olarak sıralanabilir.

Yol

  Yol tipi (asfalt, stabilize)

  Güzergah (viraj, yokuş)

  Yolun eğimi (balık sırtı)

Lastiklerin ömrünü etkileyen önemli faktörlerden biri, lastiğin kullanıldığı yol tipidir. Karayollarının yapımında kullanılan malzemelerin cinsi ile yol yüzeylerinin düzgün veya pürüzlü olması lastik ömrünü etkileyen önemli faktörlerin başında gelir. Yol tipinin lastik ömrüne etkisi, lastiğin yere temas ettiği alanda birim alana düşen yükün farklı olarak dağılması neticesinde ortaya çıkar.

Düzgün asfaltta 100 kabul edilen lastik ömrünün, aracın diğer yol yüzeylerinde kullanımında kısaldığı yandaki grafiklerde gösterilmiştir. Sürekli olarak keskin çakıllı yolda çalışan lastiklerin ömrü, düzgün pürüzsüz asfaltta çalışan lastiklere oranla % 80 azalmaktadır.

Araç Özellikleri

   Aracın gücü (70 HP, 105 HP, 450 HP)

   Tahrik aksı (ön, arka, 4X4)

   Araç geometrisi

Aracın gücü, önden çekişli, arkadan itişli veya her iki akstan tahrikli olması lastiklerin aşınmasına önemli ölçüde etkiler. Lastikler aracın gücünü yola aktaran organlar olduğu için motordan tekerleklere gelen tork ne kadar fazla ise lastiklerin aşınması o oranda fazla olacaktır. Tahrik olan akslardaki lastikler diğerlerine göre daha hızlı bir aşınma gösterirler. Özellikle gücü ve dolayısıyla akselerasyonu ve hızı fazla olan spor otomobillerin lastik ömrü standart otomobillere göre daha az olur. Bunun yanında her araç için farklı değerlerde olan tekerlek açıları (kaster, kamber, toe...) da lastik aşınmasını doğrudan etkiler. 

Not: Araçlarda “4X4” ifadesi; 4 tekerlek grubuna (2 akslı) sahip aracın 4 tekerleğinin de tahrikli olduğunu belirtir. Bazı araçlardaki “4WS” ifadesi ise; 4 tekerleğin direksiyona bağlı olduğunu ve yönlendirilebildiğini belirtir.

Ortam Koşulları

Ortam sıcaklığı

Nem ve yağmur

Çalışan lastikler ısınır. Yük altında dönen lastik, bir yandan mekanik enerjinin ısı enerjisine dönüşmesiyle ısınmakta, öte yandan, bu ısıyı çevresine vererek soğumaktadır. Çalışmaya başladıktan bir süre sonra, lastik belli bir sıcaklığa yükselecek ve hızı değişmediği sürece bu sıcaklıkta kalacaktır. Lastiğin ısı dengesine ulaşacağı sıcaklık derecesi, kendi yapısına bağlı olduğu kadar, çevre şartlarıyla da ilgilidir. Hava ve yol sıcaklığının yüksek olduğu yaz aylarında, lastiklerin daha fazla ısınacağı doğaldır. Lastiklerin fazla ısınması, aşınma mukavemetinin azalmasına ve taban bölgesinde parça kopması gibi tipik olumsuzluklara neden olabileceği için, lastik ömrünü kısaltan bir faktördür.

Sıcak havalarda söz konusu olumsuzluğu azaltmak amacıyla şişirme basınçları, katalog değerinin makul bir miktar üzerine çıkarılmalıdır. Lastikler soğukken uygulanacak bu artış otomobil lastiklerinde 4 lb/inç² (PSI) dır. Ayrıca sıcak yaz günlerinde yolculuklar için günün serin saatleri seçilmeli, aşırı yük ve hızlardan kaçınılmalıdır.

Lastiklerin uzun süre ısınmış durumda çalışmaları, molalar vermek suretiyle önlenmelidir

Hız

Lastik ömrünü etkileyen diğer önemli bir faktör de hızdır. Aşırı hız lastiklerde aşırı ısınmaya ve buna bağlı olarak aşınma mukavemetinin azalmasına neden olmaktadır. Otomobil lastiklerinin yanağında belirtilen azami yük ve hız limitinin üzerine çıkılması, lastik ömrünü kısaltacağı gibi yol emniyetini de tehlikeye düşürür

Lastiklere Gelen Yük

Lastiklerin devamlı azami yük limitlerinde kullanılması, lastiğin beklenenden daha kısa bir sürede hizmet dışı kalmasına neden olur

Lastiklerin Şişirme Basıncı

 Aracı taşıyan lastik değil içindeki basınçlı havadır.

Lastikler ise bu havayı tutan dayanıklı kılıftlardır. Havanın öngörülenden düşük olması ezilme, kırılma ve düzensiz aşınmaya yol açar, yol tutuşu azaltır, yakıt tüketimini artırır, kontrolü zorlaştırır, havanın yüksek olması ise aşırı gerilme nedeni ile olası harici darbe sonucu yarılıp gümlemeye neden olur.

Lastik havaları uygun hava saati (manometre) ile soğuk iken araç üreticisi firmanın tavsiye ettiği değerlerde ayarlanmalıdır.

Aracın Kullanım Biçimi ve Mekanik Bakımı 

Aracın sert kullanılması, virajlara sert girilmesi, ani kalkışlar ve frenlemeler lastiğin ömrünü olumsuz etkiler. Duruş ve kalkışlar ne kadar fazla ise aşınma da o oranda hızlı olur.

 Aracın mekanik bakımının düzenli yapılmaması durumunda, ön takımlarında, yürüyen aksamındaki herhangi bir problemden lastikler olumsuz etkilenir. Tolerans dışı tekerlek açıları (kaster, kamber, toe...) lastiklerde hızlı aşınma, düzensiz aşınma, lastik bünyesinin fazla ısınması, çekme gibi olumsuzluklar doğurur.

 Lastik Bakımı

 Lastiklerin bakımı oldukça basit ve kolaydır. Sağladığı yarar ise küçümsenemez ölçüde fazladır. Lastikte koruyucu bakım, aracın alımı ile başlar. Her gün araca ilk binişte tüm lastiklerin göz ile kontrolü, istenmeyen sürprizlerle karşılaşma olasılığını en aza indirecektir.

 ROTASYON

 Yeni takılan lastiklerin; belirli bir kilometreden sonra, dönüş yönleri değiştirilmeden, belirli bir sistematikte araç altında yer değiştirilmesi işlemine rotasyon denir.

 Hiçbir araç sürücüsü, altındaki lastikleri düzensiz aşınmış bir aracı kullanmak istemez. Çünkü, düzensiz aşınmış lastikler; araç sürücüsünü titreşim ve ses olarak rahatsız ederek, yol tutuşlarındaki farklılıklar nedeniyle de araç kullanımını tehlikeli hale getirirler.

 Rotasyonun en önemli nedeni, araç altındaki lastiklerin aşınmalarını dengelemek ve düzenli aşınmalarını sağlayarak daha uzun süre hizmet etmelerini garantilemektir.

 “Sadece lastik rotasyonu ile lastiklerden en iyi verim alınır” diye bir kural yoktur. Daha önceki konularda da belirtilen lastiğin ömrünü etkileyen diğer faktörler de dikkate alınmalıdır (aracın gücü, yük, şişirme basıncı, hız, yol, kullanılan güzergah, kullanım stili, kullanıldığı ortam ısısı ve aracın periyodik bakımları, ön/arka düzen açılarının kontrolleri gibi).

Araçtaki Lastiklerin Yerinin Değiştirilmesi ve Yenilenmesi

Genel kurallar:

ò      Lastik, güvenli kullanım diş derinliği limitine (E.T.R.T.O. tavsiyesi: 1.6 mm) inmeden yenisi ile değiştirilmelidir.

ò      Otomobil lastiklerinde diş açma (regrooving) yapılamaz.

ò      Lastiklerin dönüş yönü değişmemelidir. Önler arkaya, arkalar öne alınmalıdır.

ò      Rotasyon yapıldıktan sonra, araç üreticisi firma değerlerinde, lastik şişirme basınçları ayarlanmalıdır.

ò      Araç altındaki tüm lastikler aynı yapı, desen ve servis tanımlamalarında olmalıdır.

ò      Lastiklerin yanaklarında eğer  “Ok İşareti” yada “OUTER” yazısı varsa, bunlara dikkat edilerek araca takılmalıdır.

ò      Eğer araç el kitapçığında belirtilmemişse; önden çekişli araçlarda, her 8.000-10.000 km. arasında, arkadan itişli araçlarda her 10.000-15.000 km. arasında rotasyon yapılması lastiklerin aşınmalarını dengeleyecektir.

ò      Aracın periyodik bakımları ihmal edilmemelidir.

ò      Çekme, gezme gibi sürüş olumsuzlukları görüldüğünde ön/arka düzen ayarına girilmelidir.

ò      Titreşim hissedildiğinde tekerleklere balans ayarı yaptırılmalıdır.

Tüm bunların yanında, araçla ilgili her konudaolduğu gibi bu konuda da ilk başvurulacak kaynak, araç el kitapçığıdır. Rotasyonun bir araçta yapılıp yapılmayacağı, yapılma periyodu ve şekli konusunda araç üreticisinin belirttiği bilgiler referans alınmalıdır.

Lastik rotasyonu ve sökme/takma işlemi esnasında dikkat edilecek en önemli nokta, lastiğin yanağındaki “ok” işareti veya “outer (dış yanak)” yazısıdır.

YARA TAMİRİ
Pratikte, tubeless otomobil lastiklerinin tamiri değişik malzemelerin kullanıldığı iki farklı yöntemle yapılır. Bunlar; herbiri için farklı tipte malzeme ve teçhizat kullanılan, yara tamirinde en uygun ve tavsiye edilen bir yöntem olan Mantar Yama ile lastiğin yara alan bölgesinin kuşingam adı verilen dolgu maddesiyle doldurulup pişirilmesi ve içeriye get konulması yöntemiyle yapılan Takviyeli Yara Tamiri’dir. Harici bir darbe sonucu yara almış/delinmiş lastiklerin incelenmesi, uygun alet ve ekipman ile tamirinin yapılması, sadece bu işlemi yapan kişinin sorumluluğundadır. Yara tamirinde aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir;

DİKKAT

 ò      Tamir işlemi; bu konuda eğitilmiş kişilerce yapılmalıdır.

ò      Lastikteki delinme; tabanda belirtilen bölgede ise, mantar yama ile takviyesiz yara tamiri yapılabilir.

ò      Lastik hız sembolü “H” (210 km/saat) ve altı ise, delik çapı azami 6 mm. ve de lastik daha önce tamir edilmemiş ise tamir edilebilir.

ò      240 km/saat ve üstü hız sembollü lastiklerin tamir edilmesi sakıncalıdır.

ò      Liner tabakada çatlama ve kesilme, karkasta ayrılma ve yırtılma, topukta kesilme, kırılma ve aşırı deformasyon varsa tamir yapılmamalı ve lastik kesinlikle yenisi ile değiştirilmelidir.

ò      Tamirde temizlik çok önemlidir. Yara tamir malzemesi, sadece temiz yüzeye yapışır. Yara bölgesinin içten dıştan konik bir zımpara taşı ile iyice temizlenmesi ve yara içindeki serbest kalan çelik kuşak tel uçlarının, elmas uçlu bir matkap ile alınması gerekir. Bu işlem iyi yapılmaz ise; ileride çelik kuşak uçları çalışma yaparak paslanabilir ve yara tamir malzemesine hasar vererek, lastiği hizmet dışı bırakabilir.

ò      Tamir malzemesinin; kullanılacağı yerdeki kauçuk ile kesinlikle benzer özellikler taşıması gerekir. Eğer kullanılan malzeme kauçuk esaslı değilse esnemesi, gerilmesi ve lastik bünyesinde oluşan ısıya tepki özelliği farklı olacağından, ayrılma yapar.

ò      Yara tamirinin yüksek sıcaklığa sahip ütülerle yapılması, lastikte istenmeyen sorunlar çıkarır. Ütünün temas ettiği alandaki kauçuk yeniden pişerek, orijinal özelliklerinden bir bölümünü yitirir. Kuşaklarda açılmalar ve lastik tabanında şekil bozuklukları oluşabilir.

ò      Hasarlı lastik janttan çıkarılıp iç kısmı dikkatlice incelenmelidir. Çok kısa bir süre de olsa, havasız lastik üzerinde yürüme, karkastaki kordlara zarar verebilir. Liner’da (tubeless lastiklerde olan ve hava sızdırmazlığı sağlayan tabaka) çatlamalar olabilir. 

ò      Lastiğin yara almış bölgesinin; fitil yama ile tamir edilmesi, ileride sorun çıkarabileceğinden sakıncalıdır.

Fitil yama deliğe geçirilmeden önce matkap ucu gibi bir aletle delik bölgesi genişletilir.

Kuşaktaki çelik tellerin uçları alınmadığı için nemlenme sonucu paslanma yapabilir.

Fitil uygulanırken delik çevresinde bulunan nem veya toz, fitil ile birlikte deliğe girer ve ileride sorun çıkarabilir.

Fitil yama liner tabakaya yapışamadığı için; lastik içindeki hava ve nem kuşaklara geçerek paslanma, ayrılma veya tabanda şekil bozukluklarına yol açabilir.

Lastik janttan çıkarılmadığından dolayı lastiğin iç kısmındaki olası hasarlar incelenemez. Bu ihmal ileride ciddi yaralanma ve ölümle sonuçlanabilecek kazalara yol açabilir.

Bu nedenle lastik janttan çıkarılmadan yapılan yara tamiri sakıncalıdır

Tüm Bu Bilgiler Türk Pirelli Lastikleri A.Ş. 'nin Kaynaklarından Alınmıştır.